Cuma, Mayıs 26, 2006

Rüyadan

Mutlaka söyleyecek bir şeylerim vardı sana. Hiçbir zaman “Merhaba” diyip de geçemedim yanından. Sana cümleler biriktirdim, kelimeler türettim, büyük ve küçük aşk uyumlarına dikkat ederek ve iki ünsüzü yan yana getirmeksizin.
Cümlelerin büyüklüğüne inat, küçük ve pembe panjurlu bir aşk peşinde koştuk, hadi kandırmayalım birbirimizi. Eski bir İstanbul mahallesinin peşinden giderken de pekâlâ büyük sözler edilebilirdi, ikimiz de bunu gördük. Küçük yaşamlara sığınıp kendi yağıyla kavrulabilirdi yüreklerimiz.
Kaldı ki benim büyük cümlelerim hiçbir zaman adres aramadı, farkındayım. Senin bozguncu kelimelerin de pek iş bilir sayılmazdı hani. Ortalığa dökecek olsak şimdi söylenen her şeyi, kim bilir neyi çekip alırdın “Bu benim” diyerek…
Sevgilim,
Bu gece rüyama gelirken izin almadın biliyorsun. Hazırlıksız yakalandım yada öyle istedim kim bilir. Sana dokunamıyorum, kızma. “Sarıl” derken bana en masum hâlinle, yapamıyorum, özür dilerim; yatağımda ıslanırken gözlerim gözlerine bakamıyorum.
Belki çocuğun oldu, bilmiyorum…

----------

Yastayım

Seslendiren : Ferhat Göçer
Söz : Ercan Saatçi

Yoksun yine varlığım sürünüyor
Sensizliğim bilinmiyor
Sen gittin gideli ellerim hep titriyor
Kalbim bu acıyı saklıyor

Yıllar sonra bile hiç kimseye söyleyemedim
Bu sevdayı kalbime gömdüm ve sen öldün
Şimdi eşim dostum beni hastayım sanıyor
Yastayım ama kimse bilmiyor

Seni son gördüğüm yerde yıllar sonra
O gün geldi yine aklıma
Bu kez bir elimde kızım içimde fırtına
Göçüp gittiğin o yolda

Sen varmışsın gibi gibi her gece ışığı kapatmadım
Gel gör ki ben hala yokluğuna alışamadım
Şimdi eşim dostum beni hastayım sanıyor
Yastayım hiç kimse bilmiyor

Bugün doğum günün yanında değilim
Bu yüzden hiç iyi değilim
Yaşlandım artık bıraktığın gibi değilim
Üstelik bir kızım var evliyim

Çok zor o kadar yıl sonra itiraf etmek
Bu aşkı bertaraf etmek
Bu kez sana söyleyecek ne çok şey vardı
İsterdim bak unutmadım demek

http://www.hemenpaylas.com/download/800180/ferhat_gocer_-_07_-_Yastayim_2_.mp3.html

21 yorum:

oky dedi ki...

sözleri ercan saatçi mi?
çok şaşırdım, güzel şarkı.

Adsız dedi ki...

adını özgür diye değil de,üstad diye ünlemek beni mutlu ediyor..,o kadar! :)

"Biz,
Biz o çocuk halimizle..
Biz hiç uslu durmadık ki aslında..

İnsanlar kocaman parklarda,
Kocaman adımlar atarken
Birbirlerine kocaman harflerle
Kocaman sözler söylerlerdi..

Belki de parktan her geçişte
Takılıp düşmemiz
Bundandı.."

sevgiler.. :)

no sun no nothing dedi ki...

Hım. Yorumlar açılır pencere şeklini almış... Ne yapalım kaderde bu pencerenin 2 saat açılmasını beklemek de varmış : p

Ben mesela çok az şiir seviyorum. Şiirler cilalanmış sözler oluyor çoğu zaman. Ne kadar cilalanırsa doğallıktan ve gerçeklikten bir o kadar uzak… Samimi şiirleri ve yazıları seviyorum ben. Eve gittim karsımda gene senin hayalin... vs gibi değil de. Eve gittim yemek yedim hep seni düşünüyordum vs samimiyetindeki yazıları seviyorum. Şair olarak hey Allah’ım ne kadar dâhiyane yazmış kahretmesin bunu ben söylemeliydim dediğim çok az kişi ve şair var. Edebiyatta ya Halit Ziya Uşaklıgil tasvirleri olmalı ya da malum yazarın samimiyeti. . Divan edebiyatını seviyorum ben. “Beni candan usandırdı cefadan yâr usanmaz mı?” gibi. Denemeleri seviyorum bir de… “Ortalığa dökecek olsak şimdi söylenen her şeyi, kim bilir neyi çekip alırdın “Bu benim” diyerek…” gibi.

Genelde ortamlarda olur ya biri bir fıkra anlatır es kaza oradaki istinasız 15 kişinin de içinde bir fıkra da ben anlatsam arzusu nükseder. Öyle bir arzu değil de benimkisi, bakın bu şiiri biliyor musunuz kaygısı;

FİRARİ

Sana çirkin dediler, düşmanı oldum güzelin
Sana kafir dediler, diş biledim Hakk’a bile
Topladın saçtığı altınları yüzlerce elin
Kahpelendin de garez bağladım ahlaka bile.

Sana çirkin demedim ben, kâfir demedim
Bence dinin gibi küfrün de mukaddesti senin
Yaşadın beş sene kalbimde, misafir demedim
Bu firar aklına nereden, ne zaman esti senin.

Zülfünün yay gibi kuvvetli çelik tellerine
Takılan gönlüm asırlarca peşinden gidecek.
Sen bir ahu gibi dağdan dağa kaçsan da yine
Seni aşkım canavarlar gibi takip edecek.

(F.N.Ç)

Öyle yani… Çok uzun oldu bu yorum da ama ne yapayım artık blog sahibi olmak sorumluluk iste. Eeee işte kimileri blog yazar kimileri yorum :) (ben acaba Sevda Sözleri Yorumları diye bir blog mu açsam:)

Gündemdekiler dedi ki...

:)
1- Öncelikle bana olumlu bir yorum var galiba aralarda :)
2- İnsanların yorum yapabileceği bir şeyler yazmak güzel.
3- Korsan link verdiğim için Okan'dan tebrik bekliyorum :) Ferhat Göçer'den de özür diliyorum.
4- Bence bu yazının son cümlesi güzeldi. Zaten şarkıya orası bağladı.

Adsız dedi ki...

üstad..,yine ben..! :)

derler ki;
şiir,onu yazandan çok ona ihtiyacı olanındır artık!

bunu söylemek geldi içimden şimdi..
sevgiler..:)

Gündemdekiler dedi ki...

Güzel söz.
Teşekkür ederim.
Beni "üstad" diye nitelendirdiğin için ayrıca teşekkürler.

Adsız dedi ki...

bi de özgür-yani üstad..! :P her gün bu bloga girmek alışkanlık oldu bende..hem yeni yazıları,şiirleri hem de yazdığım yorumlara getirdiğin yorumları merakla bekliyorum resmen.. :)
bu çok güzel bi' şey benim için.. böyle birşey yaptığın için sağol! herşey için.. :)
üstad..sevgiler :)

Adsız dedi ki...

Harkulade bir mektup öyle ki F.Göçer'in bu şarkısını dinlediğimde hep birşeyler eksikmiş hissine kapılırken sizin bu mektubunuzu okuduğumda bir an için kendimi İstanbul'da, çocukluğumun hatta ilk gençlik yıllarımın bir kısmının geçtiği:) eski ahşap evimizde uzun saçlı halimle salınırken hissettim.
Beni bu kadar derinden etkileyen bu mektup eminim ki siz de çok derin izler bırakan bir aşktan kopup gelmiş.
Bu yorumu yazan kişi sizin hiç de iyi niyetli bulmadığınız biri üstelik!!Gördünüz mü o kadar da kötü niyetli değilmişim;))

ivriz dedi ki...

"büyük ve küçük aşk uyumlarına uygun kelimeler" sözü çok hoşuma gitti, bu gece bunun nasıl olabileceği hakkında düşünmem lazım:)

ivriz dedi ki...

bu konuda düşündüm ki; büyük ünlü uyumu basittir, o zaman büyük aşk uyumunda kişiler birbirlerinden kolayca hoşnut olabilirler, çünkü anlaşmaları kolay olacaktır ve böylece aşkları da büyük bir aşk olacaktır.

küçük ünlü uyumu ise karışık ve uzundur, dolayısıyla da zordur diyebiliriz. devenin altında pire aramak gibi bir durum olacağından bu aşk uyumunda kişiler biraz zor anlaşack istekleri fazla olacaktır, malumunuz bu aşk zor ve küçük bir aşk olacaktır.

böyle bir yorum getirdim küçük ve büyük aşk uyumu meselesine.

Gündemdekiler dedi ki...

Sevgili İvriz, öncelikle bir şiirim üzerinde insanların bu şekilde düşünnmüş olması beni inanılmaz mutlu etti.
Gelelim yoruma...
Çok güzel bir yorum ama bazı şeyleri atlamışsınız.
Örneğin büyük ünlü uyumu bozukluğu çok çabuk fark edilir. Bozguncudur yani. Oysa küçük ünlü uyumunu anlamak güçtür. İnsanı düşündürür, uğraştırır, her yiğidin harci değildir. Ve en önemlisi şudur: Bir kelimenin has olabilmesi için bu ikisinin de bulunması gerekir ;)

Gündemdekiler dedi ki...

Aslında söylediklerimiz çok paralel şeyler.
Kafa yorduğun için tekrar teşekkürler İvriz. Üzerinde düşünülebilen bir söz etmiş olmak güzel...
:)

zimbab dedi ki...

o bu değil de ben hala ercan saatcinin nasıl olup da cümle kurabildiğine şaşıyorum
soğudum valla şarkıdan

bi kere de nazan öncel için hissetmiştim aynı şeyleri
şu gökhan özenin beniiim içiiin napaaardıın sarkısının sözlerinin ona ait olduğunu öğrendiğimde

Adsız dedi ki...

What a great site, how do you build such a cool site, its excellent.
»

Adsız dedi ki...

I find some information here.

Adsız dedi ki...

spam mesajlardan sonra bir de ben yazayım dedim. çok güzel bir yazı, ellerine sağlık.

düşündüm de, aşk acısının en iyi tarafı bu sanırım. insanı söylenmiş en güzel cümlelere götürüyor aşk...

emre dedi ki...

Ellerine saglik ozgurcum cok guzel olmus sarkiyida cok severim ,zamanlama da super. Kendimi yorum yazmak zorunda hissettim ,devamini bekliyorum.

Gündemdekiler dedi ki...

Doğum günün kutlu olsun Emreciğim ;)

emre dedi ki...

saol kardesim:)

ecem dedi ki...

gözlerin bana herşeyi anlatıyor
dillerinin anlatamadığı şeyleri bile
lütfen bana bakma öyle
bidaa kapılmayim o güzel gözlerine
ve o güzel gülüşüne
aşkımı inkar etsem de
seviyorum seni delicesine

Gündemdekiler dedi ki...

Blog kapandıktan aylar sonra, bu yazı yayınlandıktan yıl sonra hâlâ yorum alması ne güzel...
Beni mutlu ettiniz nereden geldiyseniz.
Şiir de çok güzel.
Teşekkürler.